Uhud Dağı – Okçular tepesi
Medine’nin 5 km. kadar kuzeyinde bir dağın adıdır. Hicretin üçüncü yılında (M.625) müslümanlarla müşrikler arasında burada yapılan savaşta, Ashab-ı kiramdan 70 kişi şehid olmuş ve buraya defnedilmişlerdir. Peygamberimizin amcası ve şehidlerin efendisi Hz.Hamza da bunlar arasındadır. Hz.Peygamber, her yıl Uhud şehitlerini ziyaret eder ve onlara dua ederdi. Uhud dağı cennetten bir dağdır demiştir Resulullah SAV.
Mescidi Nebevi
Peygamber Efendimizin yaptırıp namaz kıldırdığı, halifeler ve Osmanlı sultanları tarafından genişletilerek ve tamir edilerek zamanımıza kadar gelmiş olan mesciddir. Aynı zamanda Resulullah Sav Hücrei saadeti ve mezarı bu mesciddedir. Peygamberimiz bir hadis-i şeriflerinde: Benim (Medine’deki Mescidi Nebevi) bu mescidimde kılınan bir namaz, (Mek*ke’deki) Mescidi Haram müstesna, başka mescidlerde kılınan bin namazdan hayırlıdır.
Küba Mescidi
Rasülüllah Efendimiz Mekke’den Medine’ye hicretleri esnasında Medine’ye yaya bir saatlik mesafede bulunan Kubâ’ya ulaştı. 14 gün müsafir kaldı. Bu süre içerisinde Evs’in bir kolu olan Amr b. Avf oğullarından Gülsûm b. El-Hedm’in evinde misafir kaldı; genişliğinden dolayı daha uygun gördüğü Sa’d b. Hayseme el-Ensari’nin evinde de ashabıyla sohbet etti. İnşaatında bizzat kendilerinin de çalıştığı İslam’da ilk mescidi yaptırdı.
Kıbleteyn Mescidi
Mescid-i Nebevi’nin 5 km. uzağında yer almaktadır. İlk adı, içinde bulunduğu kabile bölgesinden dolayı Benî Seleme Mescidi iken Rasülü Ekrem’in burada öğle namazını kıldırdığı sırada kıblenin Kudüs’deki Mescid-i Aksâ’dan Kabe’ye çevrilmesi üzerine “iki kıbleli mescid” manasına gelen “Mescid-i Kıbleteyn” adını almıştır. Rasülüllah (s.a.v.) bu mescidde öğle namazını kıldırıyordu, kıblenin çevrilmesi burada gerçekleşmiştir.
Hendek – Yedi Mescidler
Mescid-i Seb’a (yedi mescid) diye anilan, Hz. Selman, Hz. Ebubekir, Hz. Omer, Hz. Osman, Hz. Ali ve Fatima-Tuz Zehra Hz. leri adina kucuk birer mescid yapilmistir. Mescid-i Feth, Sel (Sil’) dagi uzerinde bulunmaktadir. Hendek Savaşının yapıldığı mevkide, bir birine yakın küçük küçük yedi mescid bulunmaktadır. Bunlara ” Yedi Mescidler” denir. Hendek savaşı yapıldığı esnade Resulullah Sav otağı bu mescidin karşısında yer alan küçük tepe üzerine kurulmuştur.
Cennetül Baki Kabristanı
Medine’nin Bakî’ veya Bakî’u-garğad adı verilen mezarlığı şehrin güneydoğusunda Mescid-i Nebevi’nin yakınında yer almaktadır. İlk defa Rasülüllah (s.a.v.) tarafından bezarlık haline getirilen bu alan daha önce“Garğad” adı verilen bir tür çalılıkla kaplı idi. Türkler arasında daha çok “Cennetü’-bakî” adıyla meşhurdur. Bu mezarlığa muhacirlerden ilk defnedilen Peygamberimiz’in sütkardeşi Osman İbn-i Ma’zun” , ensardan ise Es’ad b. Zürâre’dir.
Mescidi Gamame
Rasül-ü Ekrem bayram namazlarını Mescid-i Nebevî’de değil, buraya güneybatı yönünde 500 m. mesafedeki açık alanda kıldırırdı. Bazen yağmur duası için de kullanılan ve Medine’ye gelen kafilelerin konakladığı Menâha adlı bu yerin bir bölümü musallâ haline getirilmişti. Rasülüllah (s.a.v.) bayram namazı ve yağmur duası için buraya çıktığı zaman kendisini bir bulutun gölgelemesi sebebiyle sonraki dönemlerde Ğamâme Mescidi adıyla meşhur oldu
Mescidi Ebu Bekir Siddık
Medine musallâsında yer alan mescidlerden biridir. Mescid-i Musallâ’sının kuzeybatısındaki Amîdiyye sokağının başındadır. Hz. Ebu Bekir (r.a.) halifeliği sırasında burada bayram namazı kıldırdığı için bu adı almıştır. Bu yerde Peygamber Efendimiz de bayram namazı kıldırmıştır. İlk defa Ömer b. Abdülaziz tarafından inşa edilen mescid, 1838’de Sultan II. Mahmud tarafından yenilenmiştir. Osmanlı mimari tarzını korumaktadır
Mescidi Ali Ebu Talib
1662’de Medine’yi ziyaret eden Ebû Sâlim el-Ayyâşî, Peygamber Efendimiz’in muhtelif yerlerde bayram namazı kıldırdığını, bunlardan üç tanesinin meşhur olduğunu kaydeder. Bunlardan biri de Mescid-i Ebu Bekir’in hemen kuzeyinde, Hz. Osman evinde isyancılar tarafından kuşatıldığında Hz. Ali’nin Medine musallâsında bayram namazını kıldırdığı yerdir. İlk defa Ömer b. Abdülaziz tarafından inşa edilen Mescid-i Ali, eski tarzına benzer bir şekilde inşa edilmiştir
Medine Tren İstasyonu
1900 yılında yapımına başlanan ve 1908’de Medine’ye ulaşan Hicaz Demiryolu ile Medine-İstanbul arasında bağlantı kurulmuş sefer başlatılmıştır. I. Dünya Savaşı sonunda Osmanlı Devleti’nin bölgeden çekilmesinin ardından Hicaz Demiryolu âtıl hale getimiştir. Bugün yeniden canlandırılmaya çalışılan Hicaz Demiryolu’nun son durağı olan Medine’deki istasyon binasıyla yanındaki Osmanlı tarzı cami hâlâ ayaktadır
.
Cuma Mescidi
Peygamber sav Efendimiz Hicret sırasında Kubâ’ya ulaşarak burada 14 gün kaldı. 24 Eylül 622 Cuma günü Medine’ye hareket etti. Yaklaşık 500 metre sonra Ranuna vadisinde Beni Sâlim kabilesinin içinden geçerken kabile halkı Efendimiz sav bırakmadılar. Rânûnâ’ya vardıklarında öğle vakti olmuştu. Cumanın farziyyeti ile alakalı ayet-i kerime nazil olunca buradaki namazgâhta ilk Cuma hutbesini okudu ve ilk cuma namazını kıldırdı.
Zulhuleyfe Mescidi (Mikat)
Zülhuleyfe, Medine yönünden Mekke’ye gideceklerin ihram yeri (mîkât) olarak Peygamber Efendimiz tarafından belirlenmiştir. “Âbâr-ı Ali” (Ebyâr-ı Ali) adıyla anılan Zülhuleyfe’deki bu mescidin Mescis-i Nebevî’ye uzaklığı yaklaşık 11 km.dir. Medine’nin güneybatı sınırı buraya kadar ulaşmıştır. Rasülüllah Efendimiz daha önce iki umre yolculuğunda yaptığı gibi, Vedâ Haccı sırasında da Zülhuleyfe’de geceleyerek semûre adlı bir ağacın altında namaz kılmıştır.
Amberiya Mescidi
Medine de tren istasyonunun hemen yanında sağ tarafta bulunmaktadır. Hicaz demiryolunun hizmette bulunduğu yıllarda güzergâhı olan Medine de inen umre ve hac yolcuları, bu mescide uğrarlar, namaz ibadetlerini yapar. Hem de yorgunluklarını giderirlerdi. Amberiye Mescidi, Mescid-i Nebevi’ye birkaç kilometre mesafededir. Mescidin içinde misk, amber peygamber sevgisi vardır.
Kuran Matbaası
Tam adı Kral Fahd Kur’an-ı Kerim Matbaası. 1984 yılında açılmış ve şu an yılda 26 hat üzerine 10 milyon Kur’an-ı Kerim basılıyor. 1800 görevli çalışıyor. Bekar olanlar için lojmanlar, değişik alanlarda çalışanlarına yardımlar bulunuyor, ayrıcalıklı tutuluyormuş. Matbaayı ilk kuran, çalıştıranlar Fransız ve Almanlarmış, fakat ortaya hatalı baskılar çıkınca 30 yıl önce Türkiye’den bir ekip geliyor ve son halini veriyorlar.
Bilal Mescidi
Yeni bir yapıdır. Bilal-i Habeşi ile olan ilgisine gelince: Bilal-i Habeşi’nin evi: Mescid-i Nebevi’nin hemen yanında bulunan Hz. Ömer camisinin yanında imiş. Fakat, sonraki yıllarda, ilgisizlik nedeniyle yıkıldığı söyleniyor. Bu günkü Bilal-i Habeşi mescidi onun anısına yapılmıştır. Mescide ulaşmak için mescidi nebevi yeşil kubbenin karşısından ilerleyerek ana yola çıktığınızda sol tarafta 500 mt ileridedir.















